1 . GÜN İSTANBUL - MİLANO
İstanbul Havalimanı dış hatlar gidiş terminalinde uçuştan üç saat önce buluşuyoruz. Bagaj, bilet ve biniş işlemlerinin ardından Türk Hava Yolları tarifeli seferi ile gerçekleşecek Milano uçuşumuzun ardından, havalimanında bizleri bekleyen özel otobüsümüze geçiyoruz. Şehir turu için hareket. Milano, İtalya’nın kuzeyinde yer alan, moda, tasarım ve iş dünyasının merkezi olan dinamik bir şehirdir. Milano Katedrali (Duomo di Milano), Milano’nun en ikonik yapılarından biri olup, gotik mimarinin mükemmel bir örneğidir. Bu katedral, dünyanın en büyük beşinci kilisesi ve Avrupa’nın en büyük gotik katedrallerinden biridir. Katedralin dış cephesi, beyaz mermerden yapılmıştır ve detaylı oymalarla süslenmiştir. Katedralin ön cephesinde, sayısız heykel ve oyma bulunur. En dikkat çekici heykel ise, katedralin en tepesindeki altın Madonnina heykelidir. Bu heykel, şehrin koruyucu azizi olarak kabul edilir. Bu muhteşem alışveriş galerisi, cam tavanı ve mozaik zeminleriyle ünlüdür. Burada, lüks markaların mağazalarını, şık kafeleri ve restoranları bulabilirsiniz. Galerinin dört ana girişi vardır, ancak en ünlü olanı Piazza del Duomo’dan olanıdır. Buradan içeri girdiğinizde, göz alıcı mimarisi hemen dikkat çeker, modern mühendislik ve geleneksel sanatın mükemmel bir birleşimidir. Tur bitimi Milano’daki otelinize transfer ve dinlenmek üzere serbest zaman.
2 . GÜN AOSTA VADİSİ - MONT BLANC - CENEVRE
Kahvaltının ardından otelden çıkış yapıyoruz ve Aosta Vadisine doğru yola çıkıyoruz. Aosta Vadisi, İtalya'nın kuzeybatısında bulunan ve adını Aosta şehrinden alan bir bölgedir. Bu vadi, tarihi ve doğal güzellikleriyle ünlü olup ziyaretçilere benzersiz bir deneyim sunar. Roma İmparatorluğu döneminden kalma tarihi kalıntılar ve yapılar burada bulunduran vadi, etkileyici dağ manzaraları, yeşilliklerle kaplı vadileri ve eski köyleriyle büyüleyici bir atmosfere sahiptir. Fort Bard, Vadideki tarihi kalelerden biri olan Fort Bard, Savoy Hanedanı tarafından 19. yüzyılda restore edilmiştir ve bugün müze ve kültürel etkinlikler için kullanılmaktadır. Saint-Vincent, Aosta Vadisi'nin güneyinde bulunan Saint-Vincent, termal suları ve şans oyunları için ünlüdür. Ayrıca burada bulunan Saint-Vincent Kalesi ve Casino de la Vallée ziyaret edilebilir. Ardından Avrupa’nın ve Alplerin en yüksek noktası olan Mont Blanc’in eteklerinde yer alan Courmayeur köyünde serbest zaman veriyoruz. Bu şirin köy İtalya’nın en iyi çok yönlü kayak merkezi olarak anılmaktadır. Alışveriş imkanı da bulabileceğiniz bu köyde serbest zaman içerisinde kartpostallık fotoğraflar çekerek anılarınıza kaydedebilirsiniz. Hem İtalya hem de Fransa’nın sınırları içerisinde yer alan Mont Blanc’e serbest zaman süresi içerisinde dileyen misafirlerimiz rehberimizin yönlendirmesiyle gişeden ücretini ödeyip biletlerini alarak teleferikle çıkabilir ve Alpleri en yüksek noktadan seyretmenin ayrıcalığını yaşayabilirler. Tur bitimi otelimize transfer ve dinlenmek üzere serbest zaman.
3 . GÜN LOZAN – MONTRÖ - CENEVRE
Kahvaltının ardından Cenevre’yi keşfe çıkıyoruz. Cenevre'nin şehir merkezi, hem tarihi hem de modern unsurları bünyesinde barındıran, hareketli ve kozmopolit bir alandır. Cenevre Gölü kıyısında yer alan şehir merkezi, ziyaretçilere zengin bir kültürel deneyim sunmaktadır. Cenevre'nin tarihi kalbi olan Eski Şehir, dar ve taş döşeli sokakları, antik binaları ve tarihi yapıları ile ünlüdür. Burada Cenevre Katedrali (St. Pierre Katedrali), Maison Tavel (Cenevre'nin en eski evi) ve Reformasyon Duvarı gibi önemli noktalar bulunur. Antika dükkânları, galeriler ve şirin kafeler de bu bölgede yer almaktadır. Rues Basses, Cenevre'nin ana alışveriş caddelerinden biridir. Rue du Rhône ve Rue du Marché, lüks
butiklerin, ünlü markaların ve çeşitli mağazaların bulunduğu caddelerdir. Burada alışveriş yapabilir ve şehir merkezinin enerjik atmosferini hissedebilirsiniz. Cenevre şehir merkezindeki gezimizin ardından Cenevre Gölü’nün kuzey kıyısında
yer alan Lozan’a gidiyoruz. Tarihi ve kültürel zenginlikleri ile bilinen bu şehir Gotik mimarinin en güzel örneklerinden biri olan ve 13. Yüzyılda inşa edilen Lozan Katedrali’ni göreceğiz. Dar sokakları, tarihi binaları ve şirin kafeleriyle
Lozan'ın tarihi kalbi olan eski şehri ziyaret edip Place de la Palud Meydanı'nda ünlü çeşmeyi görebilirsiniz. 19. yüzyıldan kalma Palais de Rumine, birçok müzeye ev sahipliği yapmaktadır, özellikle güzel sanatlar ve doğal tarih meraklıları için
ilginç bir yerdir. Lozan gezimizin ardından Doğal güzellikleri ve kültürel zenginlikleri ile öne çıkan Montrö’yü ziyaret ediyoruz. Chillon Şatosu (Château de Chillon) Cenevre Gölü'nün kıyısında bulunan bu ortaçağ şatosu, Montrö'nün en ünlü turistik yerlerinden biridir. Şato, göl manzarası ve tarihi atmosferini panoramik olarak görme imkanına sahip olacaksınız. Ünlü Queen grubunun solisti Freddie Mercury'nin bronz heykeli, göl kenarındaki yürüyüş yolunda görebilirsiniz. Göl kıyısındaki huzurlu atmosferi ve canlı etkinlikleri ile her türden misafiri cezbeden Montrö gezimizin ardından otelimize transfer ve dinlenmek üzere serbest zaman.
4 . GÜN ANNECY – LYON
Kahvaltının ardından otelimizden çıkış yapıyor ve Annecy’ye doğru yola çıkıyoruz. Annecy, Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesinde, Annecy Gölü'nün kıyısında yer alan tarihi ve doğal güzellikleriyle ünlü bir şehirdir. "Alpler'in Venedik'i" olarak da bilinen Annecy, pitoresk kanalları, tarihi binaları ve muhteşem doğasıyla dikkat çeker. Annecy Kalesi (Château d'Annecy) 12. yüzyılda inşa edilmiş olup, şehrin ve gölün muhteşem manzarasını sunar. Kale içinde, bölgenin tarihi ve sanatını sergileyen bir müze bulunmaktadır. Annecy eski şehir içerisinde renkli binaları ve dar sokakları keşfederken birçok butik kafe ve restoranı da görebilirsiniz. Annecy Gölü, (Lac d'Annecy) temizliği ve güzelliği ile ünlü olan bu göl, yüzme, tekne gezintisi, paddleboard ve diğer su sporları için harika bir yerdir. Ayrıca göl etrafında yürüyüş ve bisiklet yolları da bulunmaktadır. Annecy gezimizin ardından tarih, kültür ve gastronomi açısından zengin bir şehir olan Lyon’a doğru yola çıkıyoruz. Vieux Lyon (Eski Lyon), Rönesans dönemine ait dar sokakları, tarihi binaları ve traboule adı verilen gizli geçitleriyle ünlü olan bu bölge, UNESCO Dünya Mirası listesindedir. Cathédrale Saint-Jean-Baptiste ve Maison des Avocats bu bölgede yer almaktadır. Lyon Opera Binası, 1831'de inşa edilen ve 1993'te yenilenen bu bina, hem dış mimarisi hem de iç dekorasyonu ile göz kamaştırır. Lyon’un önemli tarihi ve kültürel alanlarını gezdikten sonra otelimize transfer ve dinlenmek üzere serbest zaman.
5 . GÜN AVIGNON – AIX EN PROVENCE - MARSILYA
Kahvaltının ardından Avignon’a hareket ediyoruz. Avignon, Fransa'nın Provence-Alpes-Côte d'Azur bölgesinde, Rhône Nehri kıyısında yer alan tarihi ve kültürel açıdan zengin bir şehirdir. Ortaçağ'dan kalma yapıları ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan tarihi şehir merkezi ile ünlüdür Papalar Sarayı (Palais des Papes), Avignon'un en ünlü yapısı olan bu saray, 14. yüzyılda inşa edilmiş ve Ortaçağ'da Roma'dan taşınan papaların ikametgahı olmuştur. Avrupa'nın en büyük gotik sarayıdır. Pont Saint-Bénézet, "Avignon Köprüsü" olarak bilinen bu yapı, 12. yüzyılda inşa edilmiştir. Köprünün sadece dört kemeri günümüze kadar gelmiştir ancak tarihi ve turistik önemi büyüktür. Avignon’daki en önemli yapılardan biridir. Place de l'Horloge, Şehrin ana meydanı olan bu yer, birçok kafe, restoran ve tarihi belediye binası ile çevrilidir. Avignon Katedrali (Cathédrale Notre-Dame des Doms), Papalar Sarayı'nın yanında yer alan bu katedral, 12. yüzyılda inşa edilmiştir ve Romanesk mimarinin en güzel örneklerinden biridir. Avignon’daki bu ünlü yapıları gördükten sonra Aix En Provence’e geçiyoruz. Aix-en-Provence, tarihi dokusu, kültürel zenginlikleri ve doğal güzellikleriyle Provence bölgesinin incisi olarak bilinir. Şehir, sanatseverler, tarih meraklıları ve gastronomi tutkunları için ideal bir destinasyondur. Cours Mirabeau Şehrin ana caddesi olan bu cadde, çeşitli kafeler, mağazalar ve tarihi binalarla çevrilidir. Yürüyüş yapabilir veya dışarıda oturup dinlenebilirsiniz. Cathédrale Saint-Sauveur, 5. yüzyıldan kalma bu katedral, Romanesk ve Gotik tarzları harmanlar. İçinde, önemli sanat eserleri ve tarihi kalıntılar bulunmaktadır. Fontaine des Quatre Dauphins, 17. yüzyılda yapılan bu çeşme, Place des Quatre Dauphins meydanında yer alır ve şehrin sembollerinden biridir. Ardından Marsilya’ya doğru yola çıkıyoruz. Vieux-Port (Eski Liman), Marsilya'nın tarihi merkezi ve en ünlü simgelerinden biridir. Liman boyunca yürüyüş yapabilir, balıkçı teknelerini izleyebilir ve yerel restoranlarda deniz ürünleri tadabilirsiniz. Basilique Notre-Dame de la Garde, Şehrin en yüksek noktasında yer alan bu bazilika, muhteşem bir panoramik manzaraya sahiptir. Marsilya'nın koruyucu meleği olarak bilinir. Le Panier Mahallesi, Eski şehrin en eski bölgesi olan Le Panier, renkli sokakları, sanat galerileri ve yerel dükkanlarıyla ünlüdür. Marseille Katedrali (Cathédrale de la Major), Neo-Bizans tarzında inşa edilen bu katedral, muhteşem mimarisi ile dikkat çeker. Palais Longchamp, 19. yüzyılda yapılan bu saray, şehrin güzel bir park içinde yer alır ve Musée des Beaux-Arts ve Doğa Tarih Müzesi'ne ev sahipliği yapar. Tur bitimi otelinize transfer ve dinlenmek üzere serbest zaman.
6 . GÜN CANNES – MONACO – MONTE CARLO - NICE
Kahvaltının ardından Cannes’a hareket ediyoruz. Cannes, güzel plajları, kültürel etkinlikleri ve Akdeniz atmosferi ile herkes için keyifli bir tatil destinasyondur. Hem dinlenmek hem de keşfetmek isteyenler için ideal bir şehirdir. La Croisette, Cannes'ın en ünlü bulvarıdır. Şehrin deniz kıyısında uzanır ve lüks mağazaları, otelleri ve plajlarıyla ünlüdür. Yürüyüş yapabilir, deniz manzarasının tadını çıkarabilirsiniz. Palais des Festivals et des Congrès, Cannes Film Festivali'nin düzenlendiği meşhur binaya ev sahipliği yapar. Ünlü "Kırmızı Halı" etkinliği burada gerçekleşir. Le Suquet (Eski Şehir), Cannes'ın tarihi merkezi olan Le Suquet, tepeler üzerinde yer alır ve dar sokakları, eski kiliseleri ve manzarası ile ziyaret edilmeye değerdir. Cannes’daki gezimizin ardından Monaco’ya geçiyoruz. Monaco, lüksü, zenginliği ve dünya çapında ünlü etkinlikleriyle bilinen küçük ancak etkileyici bir ülke ve turistik destinasyondur. Hem tarih ve kültür severler hem de eğlence ve lüksü sevenler için çeşitli olanaklar sunar. Monaco-Ville (Le Rocher), Monaco'nun tarihi merkezi ve eski şehridir. Le Rocher, tepeler üzerine kurulmuş ve dar sokakları, sarayı (Palais Princier) ve katedrali (Cathédrale de Monaco) ile ziyaretçilerini tarihî bir yolculuğa çıkarır. Monaco gezimizin ardından Monaco’ya bağlı Monte Carlo’ya geçiyoruz. Monte Carlo, lüksü, kumarhaneleri ve dünya çapında ünlü etkinlikleriyle tanınan Monaco'nun en simgesel semtlerinden biridir. Monte Carlo’da geçirdiğimiz güzel vaktin ardından Nice’e geçiyoruz. Nice, tarihi zenginlikleri, canlı kültürü, güzel sahilleri ve sıcak iklimi ile Akdeniz'in en popüler turistik destinasyonlarından biridir. Promenade des Anglais, Nice'ın ünlü sahil yolu olan Promenade des Anglais, Akdeniz manzarasıyla ünlüdür. Yürüyüş yapabilir, bisiklet kiralayabilir veya sadece deniz kenarında dinlenebilirsiniz.
Vieux Nice (Eski Nice), Tarihi merkezi olan Vieux Nice, dar sokakları, renkli binaları ve lokal pazarlarıyla ünlüdür. Cours Saleya Pazarı, çiçekler, meyve ve sebzelerle doludur. Tur bitimi otelinize transfer ve dinlenmek üzere serbest zaman.
7 . GÜN CENOVA – PORTOFİNO - MİLANO
Kahvaltının ardından Cenova’ya hareket. Porto Antico (Eski Liman), Cenova'nın tarihi limanı, bir zamanlar önemli bir ticaret merkeziydi. Bugün birçok turistik mekanı barındırır, aralarında Acquario di Genova (Cenova Akvaryumu) ve Galata Denizcilik Müzesi bulunur. Palazzo Ducale (Dük Sarayı), Cenova'nın merkezinde bulunan bu saray, tarihi ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapar. İhtişamlı iç avlusu ve sanat galerileri ziyaretçileri cezbetmektedir. Cenova'nın ana meydanı olan Piazza De Ferrari, şehrin kalbinde yer alır. Şık binaları, heykelleri ve çeşmesi ile ünlüdür. Meydanın çevresinde Opera Tiyatrosu gibi önemli yapılar bulunmaktadır. Cattedrale di San Lorenzo (San Lorenzo Katedrali), Cenova'nın en önemli dini yapılarından biridir. Romanesk ve Gotik tarzları harmanlayan bu katedral, şehrin tarihini yansıtan önemli bir simgedir. Cenova gezimiz sonrası Portofino’ya hareket. Portofino, İtalya'nın Akdeniz kıyısında yer alan göz alıcı doğası, tarihi zenginlikleri ve sakin atmosferi ile sakin bir kaçamak yapmak isteyenler için mükemmel bir seçenektir. Küçük boyutuna rağmen, ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunar. Tekne turumuz sonrası otelinize transfer ve dinlenmek üzere serbest zaman.
8 . GÜN MİLANO – İSTANBUL
Kahvaltının ardından odaların boşaltılması ve rehberinizin bildireceği saatte Milano havalimanına transfer. Türk Havayollarının tarifeli seferi ile İstanbul’a uçuş. İstanbul Havalimanı’na varışımızla birlikte turumuzun ve servislerimizin sonu.
Unutulmaz deneyimler yaşayacağımız bir başka turumuzda tekrardan buluşmak üzere.
Konaklama ;
o Otellerinin Giriş saatleri 15:00 – 17:00 arası / Çıkış saatleri 10:00 – 12:00 arasındadır.
Uçuş Detayları ;
G.UCUS.T G.UCUS.NO G.PARKUR G.SAAT D.UCUS.T D.UCUS.NO VARIS D.SAAT
14.03.2026 TK1873 IST MXP 0815 0905 21.03.2026 TK1896 MXP IST 1430 1930
27.06.2026 TK1895 IST MXP 1210 1410 4.07.2026 TK1896 MXP IST 1510 1910
4.07.2026 TK1895 IST MXP 1210 1410 11.07.2026 TK1896 MXP IST 1510 1910
o Kalkış ve varış saatleri yerel saatlerdir.
o * İşareti olan uçuşlar, hareket tarihinden 1 sonraki takvim gününde varış noktasına ulaşır.
o İç hat bağlantı detay ve fiyat farklarını sorunuz.
o Gruplarda fiyatlar geçerli değildir, özel fiyatlarımızı sorunuz.
Müze ve Ören Yerleri Girişleri: Portofino Tekne Turu, Lokal Rehber,
Şehir Vergileri ve Turist Vergileri
Kişi başı 125 €
(Tur esnasında rehberimize ödeyebilirsiniz)
Türk Hava Yolları tarifeli seferi ile İstanbul (IST) - Milano (MXP) / Milano (MXP) - İstanbul (IST) gidiş-dönüş ekonomi sınıfı uçak bileti
Havalimanı vergileri
Seçilecek otel kategorisinde 7 gece oda & kahvaltı konaklama
Alan-otel-alan transferleri
Özel otobüslerimiz ile tüm şehir transferleri
Lozan turu
Montrö Turu
Cenevre Turu
Avignon – Aix En Provence - Marsilya Turu
Milano Turu
Cannes – Nice - Monaco Turu
Profesyonel Türkçe rehberlik ve asistanlık hizmetleri
TURSAB mesleki sorumluluk sigortası
Vize ücreti, servis bedeli
Seyahat sağlık sigortası
Programda belirtilmeyen öğle ve akşam yemekleri
Her türlü kişisel harcamalar ve otel ekstraları
Yurt dışı çıkış harcı bedeli
Müze ve ören yerleri girişleri ( Kişi başı 125€ , tur esnasında rehberimize ödeyebilirsiniz)
Turist şehir vergileri
Şoför tipleri kişi başı 10 €
Alpler'in ve Mont Blanc'ın karlarla kaplı, buz gibi yüksek dağ havasından başlayıp, Cenevre ve Lozan'ın serin göl kıyılarına, oradan Provence düzlüklerinin (Avignon, Aix-en-Provence) ılık iklimine ve nihayetinde Fransız ve İtalyan Rivieralarının (Cannes, Nice, Monaco, Portofino) güneşli Akdeniz sıcağına uzanan bu 8 günlük seyahat, coğrafi ve iklimsel açıdan devasa zıtlıklar barındırmaktadır. Misafirlerin seyahat boyunca her an konforlu kalabilmesini sağlayacak en temel strateji, gün içindeki keskin ısı değişimlerine ve transfer otobüsünün klimalarına pürüzsüzce uyum sağlamayı mümkün kılan kat kat giyinme (lahana tipi) yöntemidir. Gün içinde sahil kentlerini ve Provence sokaklarını keşfederken pamuklu, keten ve nefes alan hafif kıyafetler sizi ferah tutarken; Mont Blanc'ın eteklerinde veya Courmayeur'de teleferikle zirveye çıkarken üşümemek adına yanınızda mutlaka kaliteli bir rüzgarlık, polar mont, atkı ve hafif bir bere bulundurmanız hayati önem taşır.
Seyahatin açık ara en kritik yatırımı kesinlikle ayakkabı seçimidir; Vieux Lyon’un taş döşeli traboule geçitlerinde, Annecy’nin kanal kenarlarında, Avignon ve Toledo surlarını aratmayan dik yokuşlarında ve Portofino’nun taş iskelelerinde günde ortalama 18-22 bin adım atılacağı düşünüldüğünde, misafirlerin ayağının daha önceden alıştığı, darbe emici tabanlı profesyonel bir yürüyüş ayakkabısını tercih etmesi seyahat kalitesini doğrudan belirleyecektir. Bununla birlikte, Milano Duomo veya San Lorenzo Katedrali gibi tarihi dini mekan ziyaretlerinde omuzların ve dizlerin kapalı olması gerektiği kuralına uyum sağlamak için çantanızda pratik bir şal bulundurmak yerel kültürle uyumunuzu kolaylaştırır. Teknoloji tarafında ise Chillon Şatosu'nun göl manzarasını, Freddie Mercury’nin heykelini veya Monte Carlo'nun lüks vitrinlerini fotoğraflarken şarj sorunu yaşanmaması için yüksek kapasiteli bir Powerbank çantalardan eksik edilmemelidir; priz girişleri Fransa ve İtalya'da Türkiye ile uyumlu olsa da İsviçre otellerinde nadiren rastlanan üç uçlu (J tipi) prizler için yanınızda evrensel bir dönüştürücü adaptör taşımak operasyonel bir konfor sağlar.
Sağlık ve kişisel bakım noktasında, hem Alp dağlarında yansıyacak kara hem de Akdeniz sahillerinde parıldayan güneşe karşı yüksek faktörlü bir güneş kremi, şapka ve kaliteli bir gözlük temel savunma hattını oluştururken; İtalyan makarnalarından Fransız soslarına ve deniz ürünlerine uzanan geniş gastronomi rotasında mideyi destekleyecek temel ilaçları içeren küçük bir kişisel sağlık kiti hazırlamak büyük kolaylık sağlar. Finansal hazırlık olarak, seyahatimiz Euro bölgesi (İtalya, Fransa, Monaco) ve İsviçre (İsviçre Frangı - CHF) arasında geçecektir. Kredi kartı kullanımı rota genelinde %99 oranında yaygın olsa da otoyol mola yerlerinde, yerel pazarlarda (Nice Cours Saleya gibi), kart geçmeyen ufak tefek alışverişlerde veya bahşişlerde kullanmak üzere yanınızda mutlaka Euro cinsinden küçük kupürlü (5, 10, 20 €) nakit banknotlar bulundurmalısınız (İsviçre'de dahi harcamalar kartla çözülebildiği için ekstra Frangı nakiti taşımanıza gerek yoktur). Son olarak, modanın merkezi Milano'dan, Cannes ve Nice bulvarlarındaki lüks butiklerden veya Portofino'nun yerel dükkanlarından yapılacak alışverişler düşünülerek valizinizde mutlaka %20'lik bir boş alan bırakılmalı veya yanınıza katlanabilir hafif bir yedek çanta alınmalıdır.
İtalya, İsviçre ve Fransa ülkelerinin tamamı Schengen Bölgesi’ne dahildir. Bu nedenle ülkeler arasındaki kara sınırlarındaki gümrük kapılarında rutin, durdurmalı bir pasaport kontrolü uygulanmaz; otobüsümüz durmaksızın geçiş yapacaktır. Ancak İsviçre, Avrupa Birliği (AB) üyesi olmadığından sınır hatlarında nadiren de olsa gümrük memurları tarafından rastgele otobüs durdurma ve pasaport kontrolü yapılabilir. Bu sebeple pasaportlarınızın her an yanınızda (el çantanızda) bulunması yasal zorunluluktur.
Evet, turumuz Milano'dan başlayıp her gün farklı bölgelerden (Cenevre, Lyon, Marsilya, Nice vb.) geçerek tekrar Milano'da biten, lineer ve çok aktif bir programdır. Neredeyse her gün otel değiştireceğimiz için sabah kahvaltısının ardından odalar boşaltılacak ve valizler otobüs bagajına yüklenecektir. Gün içindeki uzun transferlerde otobüs bagajını açmak operasyonel olarak mümkün olmadığından; pasaport, vize, ilaç, hırka, şarj aleti gibi gün içinde ihtiyaç duyabileceğiniz kişisel eşyalarınızı yanınıza alacağınız küçük bir sırt veya el çantasında bulundurmanız önemle rica olunur.
Evet, uzun mesafeli turlarımızda tüm misafirlerimizin hakkaniyetli bir şekilde seyahat edebilmesi adına zorunlu koltuk rotasyonu uygulanmaktadır. Her gün veya rehberimizin belirleyeceği periyotlarda, misafirlerimiz mevcut oturdukları koltuklardan arkaya doğru kaydırılarak yer değiştirir. "Herkesin tur boyunca en az bir kez ön koltuklarda oturma hakkı" korunur; koltuk yerleri rezervasyon veya biniş sırasına göre sabitlenemez.
Evet, Courmayeur’da bulunan Skyway Monte Bianco teleferik sistemi dünyanın en güvenli ve en gelişmiş 360 derece dönen kabin teknolojisine sahiptir. Bu aktivite tamamen hava muhalefetine (aşırı rüzgar, sis veya fırtına) bağlı olarak yürütülür. Giriş biletleri fiyata dahil değildir; zirveye çıkmak isteyen misafirlerimiz rehberimizin yönlendirmesiyle gişeden biletlerini münferit olarak temin ederler. Yüksek irtifa nedeniyle tansiyon, kalp veya astım rahatsızlığı olan misafirlerimizin zirve çıkışı öncesinde doktorlarına danışmaları tavsiye edilir.
Seyahatinizin en gizli ve maliyetli bütçe bariyeri İsviçre roaming tarifeleridir. İsviçre (Lozan, Montrö, Cenevre) Avrupa Birliği (AB) üyesi değildir. Türkiye'deki operatörlerinizin "Avrupa/Schengen Paketi" genellikle İtalya ve Fransa'da geçerliyken, İsviçre'yi kapsamayabilir veya çok yüksek tarife üzerinden ücretlendirebilir. Alpler'deki (Courmayeur) dağ geçitlerinde ve tünellerde hatlar anlık kesilebilir. Mağduriyet yaşamamak adına tur öncesi operatörünüzden "İsviçre Dahil" paket kontrolü yapmanız son derece önemlidir.
ogramda yer alan tarihi şehir merkezleri (özellikle Vieux Lyon, Avignon Papalar Sarayı çevresi, Le Panier ve Annecy Eski Şehir bölgeleri) tamamen koruma altında olduğundan araç trafiğine kapalıdır ve zeminleri orta çağdan kalma taş/arnavut kaldırımı dokusundadır. Günlük ortalama 12.000 ila 16.000 adım (yaklaşık 8-10 km) yürüyüş gerçekleştirilecektir. Yanınıza kesinlikle topuklu veya düz taban babetler yerine, önceden giyilmiş ortopedik bir yürüyüş ayakkabısı almalısınız.
Evet. İtalya ve Fransa'daki aktif dini yapılarda (özellikle Milano Duomo Katedrali girişinde çok sıkı) kıyafet kontrolü uygulanır. Omuzları açıkta bırakan askılı bluzlar, dekolte kıyafetler, diz üstünde kalan kısa şort veya mini eteklerle içeri girilmesi kesinlikle yasaktır. Bu turların olduğu günler misafirlerimizin yanlarında omuzlarını örtecek bir şal bulundurmaları veya uygun kıyafet seçmeleri zorunludur.
Hayır, çok farklıdır. Fransa'da (Lyon, Annecy, Avignon vb.) restoranlar mutfaklarını öğlen 12:00-14:30 ve akşam 19:30-22:00 saatleri arasında açarlar. Saat 15:00 ile 19:00 arasında bir restorana gidip sıcak yemek siparişi vermeniz (kafeler hariç) imkansızdır. Gastronomi başkenti olarak bilinen Lyon'da yerel restoranlarda (Bouchon) akşam yemeği yemek isterseniz, sahada yer bulmak neredeyse imkansız olduğundan rezervasyonunuzu tur öncesinde online olarak yapmanız tavsiye edilir.
İtalya genelinde restoranlarda masaya oturduğunuzda hesap pusulunuza kişi başı "Coperto" (Masa açma, servis ve ekmek ücreti, ortalama 2-4 Euro) adı altında yasal bir hizmet bedeli eklenir. Bu bir bahşiş değildir, İtalyan restoran kültürünün yasal bir parçasıdır. Ayrıca Avrupa genelinde restoranlarda masaya gelen sular ücretlidir, ücretsiz ikram su kültürü bulunmamaktadır.
Bu turda iki farklı para birimi kullanılmaktadır. İtalya ve Fransa'da Euro (€) geçerliyken; İsviçre'de (Lozan, Montrö, Cenevre) resmi para birimi İsviçre Frangı (CHF)'dır. İsviçre'deki dükkanlar Euro nakit kabul eder ancak para üstünü Frank olarak verirler ve kur farkından dolayı zarar edebilirsiniz. En pratik yöntem, harcamalarınızı yurt dışı kullanımına açık kredi/banka kartlarınızla yapmaktır; Avrupa genelinde en küçük esnafta bile temassız kart ödemesi yaygındır.