📌 GALATYA, AMASYA, TOKAT, ZİLE VE ÇORUM TURU (2 GECE OTEL KONAKLAMALI)
ℹ️ Detaylı durak kalkış saatleri ve transfer akışı için yukarıdaki ''TUR PROGRAMI'' sekmesine tıklayınız.
ℹ️ Ekstra aktivite fiyatları ve genel bilgilendirmeler için yukarıdaki ''GENEL BİLGİLENDİRME'' sekmesine tıklayınız. Epic Tatil profesyonelliği ve kurumsal seyahat güvencesiyle hazırlanan bu özel program; Anadolu'nun binlerce yıllık medeniyet izlerini, Amasya'nın şehzadeler tarihini, Zile'nin antik mitolojisini, Tokat'ın zanaat kültürünü ve Çorum'un Hitit başkenti Hattuşaş kalıntılarını tek bir seyahatte keşfetmek isteyen misafirlerimiz için kurgulanmış 2 gece konaklamalı tam kapsamlı bir kültür turudur. Lüks turizm araçlarımız eşliğinde gerçekleşen bu tarihi yolculukta, profesyonel rehberimiz eşliğinde geçmişe ışık tutacaksınız.
Buluşma Yerleri ve Saatleri
22:00 İncirli Metrobüs Durağı ( Nevada Coffea & İncirli Büfe Önü )
22:30 Mecidiyeköy Meydanı ( Nevada Coffea & İETT Durakları Önü )
23:00 Kadıköy Evlendirme Dairesi Otoparkı önü
23:10 Bostancı Köprüsü Altı ( Ankara Yönü )
23:20 Kartal Köprüsü Altı ( Ankara Yönü )
23:30 Pendik Köprüsü Altı ( Ankara Yönü )
23:40 Çayırova McDonald's Önü
23:50 Gebze Center Avm ( Benzinlik Önü )
00:30 İzmit Halkevi Durağı
Belirlenen noktalardan siz değerli misafirlerimizi aldıktan sonra Epic Tatil ile Galatya Amasya Tokat Zile Çorum Turu 2 Gece Otel Konaklamalı programımız için gece yolculuğuna başlıyoruz.
İstanbul'a geri varış saatimiz bölge yoğunluğuna ve trafik durumuna bağlı olarak 01:00-03:00 saatleri arasında olmaktadır.
Konforlu otobüslerimizle, huzurlu bir yolculuğun ardından Amasya'ya ulaşıyoruz. Sabah saatlerinde, kahvaltı için keyifli bir mola veriyoruz ve ardından Osmanlı İmparatorluğu’nun kadim şehri olan Amasya’yı keşfetmek için yola çıkıyoruz. Amasya, şehzadeler şehri olarak tarihe damgasını vurmuş, her köşesinde geçmişin izlerini barındıran bir cennet. İlk durağımız, Ferhat ve Şirin’in efsanesine ev sahipliği yapan su kanalları. Ferhat’ın, sevgilisi Şirin için dağları delerek açtığı bu su kanallarında, Amasya Belediye’sinin açtığı Aşıklar Müzesi’ni ziyaret ediyoruz. Burada, aşk ve destanın derin izlerini, şehri şekillendiren romantik öyküleri daha yakından keşfedeceğiz.
Müzemizden sonra, Amasya Arkeoloji Müzesi’ne geçiyoruz. Burada, geçmişin gizemli kalıntıları arasında kayboluyoruz. Etnoğrafya sergilerinden fosil koleksiyonlarına, insanlık tarihinin kadim izleri arasında geçirdiğimiz her an, bu toprakların ne denli derin bir tarihe sahip olduğunu daha çok hissettiriyor. Mumyalar bölümünde ise adeta zamanda yolculuk yapıyoruz. Ardından, şehzadelik yapmış ve Osmanlı İmparatorluğu’na padişah olmuş Sultan İkinci Beyazıt’ın külliyesini ziyaret ediyoruz. Sultan Beyazıt’ın mirasıyla büyüleyen bu külliye, tarihin derinliklerine açılan bir kapı gibidir. Paratoner olarak kullanılan dev çınar ağaçlarını, o dönemin Amasyalıları için İstanbul siluetini yansıtan tarihi şadırvanı ve camiiinin içindeki zarif detayları hayranlıkla inceliyoruz.
Külliye ziyaretimizin ardından, Yeşilırmak’ın huzur veren kenarına iniyoruz. Yeşilırmak, Sivas’tan başlayarak Samsun’a kadar hayat veren bu nehir, Amasya’yı ikiye böler ve şehir, nehrin her iki yakasına yayılmış olan Osmanlı dönemi konaklarıyla süslüdür. Osmanlı’nın zarafetini, 18. ve 19. yüzyıl konakları ve Pontus krallarının Harşena Dağı’na oyulmuş mezarlarıyla geçmişe doğru bir yolculuk yapıyoruz. Amasya’nın her sokağında, her yapısında bir öykü buluyor, her adımda tarihin derinliklerine iniyoruz.
Bir sonraki durağımız Şehzadeler Parkı. Burada yapacağımız yürüyüş sırasında, Şehzadeler Konağı’nı ziyaret ediyor ve Osmanlı döneminin izlerini daha yakından hissediyoruz. Ardından, tarihi Hazeranlar Konağı’nın etrafında geçireceğimiz serbest zaman boyunca, dileyen misafirlerimiz, Kral Kaya Mezarları’na kadar tırmanabilirler. Bu kutsal alan, tarihi bir dokuyu ve derin bir huzuru içinde barındıran bir nokta.
Serbest zamanın ardından, Osmanlı döneminin sağlık merkezi olan Bimarhane’yi ziyaret ediyoruz. Burada, dönemin tedavi yöntemlerini, sağlık anlayışını öğreniyor ve Osmanlı’nın sağlık alanındaki ilginç uygulamalarıyla tanışıyoruz. Bu ilginç gezimizin sonunda, Amasya şehir merkezinden hareket ederek, Çakallar Tepesi’ne çıkıyoruz. Amasya’nın tamamını yüksekten görebileceğimiz bu noktada, şehri kuş bakışı izlerken, bir yudum çay eşliğinde büyüleyici manzarayı içimize çekiyoruz.
Günün sonunda otelimize dönüş yolculuğumuza başlıyoruz. Amasya’nın tarihi atmosferinden doya doya yararlandıktan sonra, akşam yemeğimizi ve konaklamamızı otelimizde gerçekleştiriyoruz.
Sabah, otelimizde alacağımız zengin kahvaltının ardından, günün ilk keşif noktasına doğru yola çıkıyoruz. İlk durağımız, yer altının sakladığı eşsiz bir doğa harikası olan Ballıca Mağarası. (Ziyarete açık olması durumunda) 680 metre uzunluğunda ve 95 metre yüksekliğinde olan bu devasa mağara, tam 8 büyük salonu ile ziyaretçilerini büyülüyor. Mağara, sadece büyüklüğüyle değil, aynı zamanda farklı oluşumları ve özgün yapılarıyla da dikkat çekiyor. Ballıca Mağarası, dünyadaki en büyük ve en etkileyici mağaralardan biri olmasının yanı sıra, henüz keşfedilmemiş bölümleriyle de gizemini koruyor. Gezi boyunca, mağaranın derinliklerinde 3,4 milyon yıl öncesine dayanan sarkıtlar, dikitler ve dünyaca ünlü Soğan Sarkıtları gibi benzersiz doğal oluşumları hayranlıkla izlerken, adeta bir doğa müzesinde dolaşıyor gibi hissedeceksiniz.
Ballıca Mağarası gezimizin ardından, tarihi geçmişi ve kültürel zenginliğiyle dikkat çeken Zile ilçesine hareket ediyoruz. Roma İmparatoru Jül Sezar’ın “Veni Vidi Vici” sözünü söylediğine inanılan Zile Kalesi’ni ziyaret ediyoruz. Tarihi kaleden Zile manzarasını izliyor, rehberimizin anlatımları eşliğinde bölgenin geçmişine tanıklık ediyoruz. Fotoğraf molamızın ardından ilçe merkezinde kısa bir serbest zaman veriyoruz.
Zile gezimizin ardından Tokat merkeze hareket ediyor ve Anadolu’nun geleneksel zanaatlarından biri olan Taş Baskı Yazmacılığını öğrenmek üzere baskı atölyesine ulaşıyoruz. Tokat’ın Ihlamur ağaçlarından yapılan, her biri birer sanat eseri niteliğindeki taş baskı yazmaların nasıl üretildiğini izliyor, usta baskıcılardan bu kadim sanat hakkında bilgiler alıyoruz. Dileyen misafirlerimiz kendi baskılarını yapma fırsatı da bulabilecekler.
Yazma sanatının ardından, şehre özgü lezzetleri tatmak için öğle yemeğimizi alıyoruz. Tokat Kebabı ve yöresel yemekleri deneyimlemek, bu gezinin unutulmaz lezzet duraklarından biri olacak.
Yemek molamızın ardından Tokat’ın tarihi dokusunu keşfetmek için şehir merkezine geçiyoruz. İlk olarak Tokat’ın Osmanlı döneminden kalma zarif Tarihi Evleri arasında yürüyüş gerçekleştiriyoruz. Ardından ilginç mimarisiyle dikkat çeken Sık Dişini Helası ve şehrin manevi simgelerinden Ulucami’yi ziyaret ediyoruz.
Sonrasında Tokat Kalesi eteklerinde bulunan Tokat Arkeoloji Müzesi ve Tokat Şehir Müzesi bizleri Anadolu’nun derin tarihine doğru yolculuğa çıkarıyor. Bölgenin geçmişine ışık tutan eserleri ve modern sergileme alanlarını geziyoruz.
Günün bir diğer önemli durağı ise, Mevleviliğin önemli merkezlerinden biri olan Tokat Mevlevihanesi. Burada rehberimizin anlatımları eşliğinde Mevlevilik kültürünü yakından tanıyor, yapının huzur veren atmosferini hissediyoruz. Ardından hemen yakınındaki Tarihi Saat Kulesi’ni görerek fotoğraf molası veriyoruz.
Son olarak Tokat’ın en hareketli çarşılarından biri olan Taşhan’a ulaşıyoruz. Yazmacılar Çarşısı olarak da bilinen bu tarihi handa verilecek serbest zamanda el yapımı hediyelik eşyalar satın alabilir, çay veya kahve eşliğinde tarihi atmosferin tadını çıkarabilirsiniz.
Taşhan’da geçirdiğimiz keyifli zamanın ardından otelimize dönüş yolculuğuna çıkıyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde. Her adımda tarihin izlerini taşıyan, kültürel zenginlikleri ve doğal güzellikleriyle büyüleyen bu özel günün ardından, geceyi otelimizde geçiriyor ve ertesi gün yeni keşifler için dinleniyoruz.
Sabah otelimizde alacağımız lezzetli kahvaltının ardından, unutulmaz bir gezinin ilk adımını atmak için Çorum Merkez’e doğru hareket ediyoruz. Çorum’un kalbinde yer alan Tarihi Saat Kulesi’nin görkemli meydanında kısa bir fotoğraf molası veriyoruz. Saat Kulesi, zamanın izlerini taşıyan zarif yapısıyla şehrin simgelerinden biridir ve bu anı fotoğraflamak, gezimizin başlangıcını özel kılar. Fotoğraf molamızın ardından, Hititlerin görkemli başkenti olma özelliği taşıyan Çorum’da, kazılarla ortaya çıkan tarihi eserlerin sergilendiği Çorum Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesi’ni keşfe çıkıyoruz. Müze gezimiz sırasında, bölgenin binlerce yıl öncesine dayanan kültürel mirasını yakından inceleyerek geçmişin izlerini daha derinlemesine hissedeceğiz.
Müze gezisinin ardından, Selçuklulardan günümüze kadar uzanan mirası temsil eden ve şehre adını veren Çorum Kalesi’ni panoramik bir şekilde görerek, geçmişin kudretli surlarının görsel etkisiyle şehri bir kez daha hissediyoruz. Şimdi ise UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan, tarih boyunca büyüklüğüyle dikkat çeken ve Hititlerin başkenti olan Hattuşaş Antik Kenti’ne doğru yol alıyoruz. Hattuşaş, tarihin derinliklerinden günümüze kadar ulaşan kalıntılarıyla ziyaretçilerini büyülemeye devam ediyor. Bu kadim kentteki gezimize, ünlü Kral Kapı ile başlıyoruz. Sfenksli Kapı, Yer Kapı ve Potern gibi önemli yapıları ziyaret ederken, Hititlerin mühendislik dehasını ve dini anlayışını daha yakından gözlemleme şansı buluyoruz. Hiyeroglifli Oda ve Hitit Surları arasındaki adımlarla, antik dünyanın izlerinde kayboluyoruz.
Gezimizin ilerleyen kısmında, antik dünyanın en önemli dini yapılarından biri olan Büyük Mabed ve Nişantaşı’nı keşfederken, Hititlerin kutsal alanlarına dair pek çok bilgi ediniyoruz. Bu etkileyici keşiflerin ardından, bölgenin bir başka önemli yapısı olan Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı’na geçiyoruz. Burada, Hitit tanrılarına ait kabartmaların yer aldığı A ve B odalarını ziyaret ederek, bu kutsal alanda tarihi adımlarımızı atıyoruz. Yazılıkaya’daki bu mistik atmosferde, antik uygarlığın dini ve kültürel yapısına dair derin izler bırakıyoruz.
Tüm bu eşsiz keşiflerin ardından, dönüş yolculuğumuza başlıyoruz. Bolu, Adapazarı ve İzmit güzergahını takip ederek, İstanbul’a doğru ilerliyoruz. Yol boyunca yaşadığımız bu tarihi yolculuk, hafızalarımızda silinmez bir iz bırakacak. İstanbul’a ulaştığımızda, değerli misafirlerimizi aldığımız noktalarda bırakarak, bir sonraki Epic Tatil organizasyonunda yeniden buluşmak dileğiyle vedalaşıyoruz.
A) Operasyonel Esaslar, Rehberlik ve Araç Standartları
B) Konaklama ve Yemek Esasları
C) Güvence Paketleri ve Sigorta Kapsamı
Tarihi antik kentlerin, mağaraların ve müze yürüyüşlerinin ağırlıkta olduğu bu kültür turunda konforunuz için valizinizi doğru hazırlamalısınız:
Bu turumuz 2 gece yarım pansiyon otel konaklamalıdır.
Evet, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı müze ve ören yerlerinde (Hattuşaş, Arkeoloji müzeleri vb.) Müzekart geçerlidir; yanınızda bulundurmanız tavsiye edilir.
Hayır, ilk gün yolda verilen sabah kahvaltısı tur ücretine dahil olmayıp ekstra olarak misafirlerimize aittir.
2. gün Tokat şehir merkezinde verilen öğle yemeği molasında yöresel Tokat Kebabı deneyimlenebilmektedir (öğle yemeği ekstra).
Ballıca Mağarası ziyarete açık olduğu dönemlerde programımıza dahildir; resmi kapama durumlarında rehberimiz alternatif nokta bilgisi paylaşacaktır.
Hattuşaş geniş bir alanı kapsadığı için rehberimiz eşliğinde belirli ana noktalar yürüyerek ve araç içi geçişlerle keşfedilmektedir; rahat ayakkabı giyilmesi bu yüzden önemlidir.
Yarım pansiyon konseptinde otelde alınan akşam yemekleri fiyata dahildir, ancak yemek esnasındaki tüm içecekler ekstra ücrete tabidir.
Yol ve trafik durumuna bağlı olarak İstanbul'a varış saatimiz son gün gece 01:00 ile 03:00 arasında değişiklik göstermektedir.
Evet uygundur, ancak yoğun tarihi yürüyüşler içerdiği için ailelerin çocukların kondisyonunu göz önünde bulundurması tavsiye edilir.
Koltuk numaralandırması acentemiz tarafından rezervasyon tarih ve sırasına göre otomatik olarak yapılmaktadır.