Belçika ve Hollanda’nın nemli, rüzgarlı Kuzey Denizi ikliminden başlayıp Paris’in değişken havasına, İsviçre Alplerinin (Interlaken, Lauterbrunnen) karlı dağ esintilerine ve Almanya ile Lüksemburg’un karasal serinliğine uzanan bu 8 günlük dev Avrupa maratonu, kelimenin tam anlamıyla bir iklim mozaiğidir. Sadece birkaç saatlik otobüs yolculuklarıyla ülkeler ve coğrafyalar arasında geçiş yapacağımız için misafirlerin seyahat konforunu koruyacak en akıllıca strateji, gün içindeki keskin sıcaklık değişimlerine pürüzsüzce uyum sağlamayı mümkün kılan kat kat giyinme (lahana tipi) yöntemidir. Gün içinde nehir ve kanal kenarlarındaki yürüyüşlerde hafif kıyafetler sizi rahat tutarken; Alpler'in gölgesindeki vadi yürüyüşlerinde, Giethoorn tekne turunda veya akşamları katılacağınız Paris İkonları turunda üşümemek adına yanınıza mutlaka kaliteli bir su geçirmez rüzgarlık, polar mont, şık bir hırka ve omuzlara atılabilecek bir şal bulundurmanız hayati önem taşır.
Seyahatin açık ara en kritik yatırımı kesinlikle ayakkabı seçimidir; Brugge, Montmartre, Strasbourg ve Lauterbrunnen’in parke taşlı Orta Çağ yollarında, dar sokaklarında ve devasa Louvre Müzesi çevresinde günde ortalama 18-22 bin adım atılacağı düşünüldüğünde, misafirlerin ayağının daha önceden alıştığı, darbe emici tabanlı profesyonel bir yürüyüş ayakkabısını tercih etmesi seyahat kalitesini doğrudan belirleyecektir. Teknoloji tarafında ise Eiffel Kulesi’nden Paris manzarasını çeken misafirlerimizin, Giethoorn'un Hobbit evlerini veya Zaanse Schans'ın yel değirmenlerini fotoğraflarken şarj sorunu yaşanmaması için yüksek kapasiteli bir Powerbank çantalardan eksik edilmemelidir. Priz girişleri Fransa, Belçika, Hollanda ve Almanya'da Türkiye ile tamamen aynı (C ve F tipi) olsa da İsviçre otellerinde nadiren de olsa rastlanan üç uçlu (J tipi) prizler için yanınızda her ihtimale karşı evrensel bir dönüştürücü adaptör taşımak operasyonel bir konfor sağlar.
Sağlık ve kişisel bakım noktasında, göl kenarlarında ve yüksek rakımlı vadi havalarında yansıyacak güneşe karşı yüksek faktörlü bir güneş kremi, şapka ve kaliteli bir gözlük temel savunma hattınızı oluştururken; Benelüks'ün meşhur çikolata ve waffle'larından Fransız mutfağına uzanan geniş yelpede mideyi destekleyecek temel ilaçları içeren küçük bir kişisel sağlık kiti hazırlamak büyük kolaylık sağlar. Finansal hazırlık olarak, seyahatimiz Euro bölgesi (Belçika, Fransa, Almanya, Lüksemburg, Hollanda) ve İsviçre (İsviçre Frangı - CHF) arasında geçecektir. Kredi kartı kullanımı tüm rota genelinde en küçük kafelerden lüks Benlux mağazasına kadar %99 oranında yaygın olsa da otoban mola yerlerinde, isteğe bağlı Eiffel (23 €) veya Louvre (33 €) girişlerinde, kart geçmeyen küçük tezgahlarda veya rehber içi ekstra tur ödemelerinde kullanmak üzere yanınızda mutlaka Euro cinsinden küçük kupürlü (5, 10, 20 €) nakit banknotlar bulundurmalısınız (İsviçre'de dahi kartla harcama çözülebildiği için ekstra Frangı nakiti taşımanıza gerek yoktur). Son olarak, Paris’in şık bulvarlarından, kozmetik ve parfümeri müzesinden ve Köln sonrasındaki dev Outlet merkezinden yapılacak kaliteli alışverişler düşünülerek valizinizde mutlaka %20'lik bir boş alan bırakılmalı veya yanınıza katlanabilir hafif bir yedek çanta alınmalıdır.
Hayır. Eiffel Kulesi yasal bir güvenlik kuralı olarak günlük ve saatlik çok katı bir ziyaretçi kotası uygulamaktadır. Programda belirtilen 23€'luk asansör ücreti ekstra tur bedeline dahil olmayıp, bireysel olarak kule gişesinden veya online sistemden temin edilmelidir. Sahada son dakika gişe kuyruklarında 2-3 saati bulan beklemeler yaşanabileceğinden ve grup otobüsünün hareket saati milimetrik planlandığından, kuleye çıkmak isteyen misafirlerimizin biletlerini tur kalkış tarihinden haftalar önce online olarak (belirli bir saat dilimine) almaları operasyonel bir zorunluluktur.
Hayır. Louvre Müzesi, dünyanın en büyük sanat müzesi olup grup girişleri aylar öncesinden bakanlık iznine ve özel lisanslı yerel rehber kotalarına tabidir. Programda yer alan Louvre durağı, otobüsümüzün müze önünde vereceği bir fotoğraf molası ve oryantasyon serbest zamanından ibarettir. 33€'luk giriş ücretini ödeyerek müze içini serbest zamanda gezmek isteyen misafirlerimizin, turun aksamaması adına biletlerini mutlaka önceden (online) almaları ve müze büyüklüğü sebebiyle sadece belirli salonları (Örn: Mona Lisa salonu) hedeflemeleri tavsiye edilir.
Evet. Montmartre Tepesi’ne çıkışta dik merdivenleri yürümek yerine kullanılacak olan füniküler (raylı sistem) biletleri ekstra tur bedeline dahildir. Rehberimiz grup biletlerini toplu olarak turnikelerden okutacaktır. Ancak tepeye ulaşıldığında Sacré-Coeur Bazilikası’nın iç alanlarında ayin saatlerine denk gelindiğinde mutlak sessizlik kuralı uygulanmakta ve rehberlerin içeride sesli anlatım yapması yasal olarak engellenmektedir. Rehberimiz anlatımını bazilika dışındaki seyir terasında tamamlayacaktır.
Hayır. İsviçre Federal Demiryolları (SBB), Interlaken - Lauterbrunnen dağ hattındaki grup vagon kotalarını çok sıkı denetler ve biletler acentemiz tarafından tura günler kala isim listeleriyle birlikte satın alınır. Bu nedenle tura kayıt olduktan sonra sahada "ben trene binmekten vazgeçtim" diyen misafirlere bilet iadesi yapılması İsviçre demiryolları kuralları gereği teknik olarak imkansızdır.
Lauterbrunnen istasyonundan çıktıktan sonra Staubbach Şelalesi'ne giden rota rehberimiz eşliğinde yürünür. Alp trenlerinin kalkış saatleri saniyeliktir ve geciken yolcuları kesinlikle beklemez. Gruptan bağımsız hareket edip dönüş trenini kaçıran misafirlerimiz, bir sonraki tren biletini kendi bütçeleriyle almak ve otobüsün grubu beklediği İnterlaken merkezine kendi imkanlarıyla ulaşmak zorundadır.
7. Gün programı bu turun en hassas zaman mühendisliğine sahip günüdür. Lojistik akışın yetişebilmesi için sabah otelden çok erken saatte (erken kahvaltı veya paket kahvaltı ile) çıkış yapılır. İlk olarak kuzeydeki Giethoorn'a gidilir, buradaki kanal ve tekne programının hemen ardından güneye, Zaandam bölgesine (Volendam ve yel değirmenlerinin olduğu Zaanse Schans) geçilir. Bu iki büyük turun aynı günde tamamlanabilmesi için misafirlerin rehberin buluşma saatlerine kusursuz uyması gerekir; tek bir 15 dakikalık gecikme, bir sonraki kasabanın tamamen karanlığa kalmasına neden olur.
Giethoorn’da kanalların dar olması sebebiyle münferit bot kiralamaları yerel yönetim tarafından sıkı kurallara bağlanmıştır ve tursuz bot bulmak neredeyse imkansızdır. Masalsı kasabanın iç kısımlarını görebileceğiniz ahşap büyük teknelerle yapılacak gezi için 10 Euro'luk biletler tur esnasında rehberimiz tarafından toplu olarak organize edilir. Bu sayede sıra beklemeden grup olarak teknelere biniş sağlanır.
Zaanse Schans kasaba alanına giriş ve çevre gezisi ekstra tur bedeline dahildir. Ancak günümüzde halen aktif olarak yağ ve boya üreten tarihi yel değirmenlerinin iç mekanlarına girerek merdivenlerle yukarı tırmanmak isteyen misafirlerin ödemesi gereken 15€'luk müze giriş ücreti ekstra tura dahil değildir. İçeri girmek isteyen misafirlerimiz rehberimizin çevre oryantasyonu sırasında verdiği serbest zamanı kullanarak bu biletleri kapıdan temin edebilirler.
Her iki tarihi katedral de aktif ibadethane statüsünde olduğu için ana girişler ücretsizdir. Ancak Köln Katedrali’nin ünlü kulesine tırmanmak veya Strasbourg Katedrali’nin içindeki astronomik saatin özel gösterim alanlarına girmek isteyen misafirler, bu bölümlerin biletlerini kısıtlı serbest zamanlarında bireysel olarak almak durumundadır.
Hayır. Bu yapılar Alsace mimarisinin en korunmuş dış cephe örnekleridir. Pfister Evi şahsi mülk/konut statüsündedir; Kammerzell Evi ise günümüzde gurme bir otel-restoran olarak işletilmektedir. Bu nedenle buralar rehberimiz eşliğinde dışarıdan panoramik ve mimari hikayeleri anlatılarak incelenir, içlerine turistik müze girişi yapılmaz.