Kurban Bayramı Özel Uçaklı GAP Turu 3 Gece Otel Konaklamalı 4 Gün 3 Gece

Kişi Başı 23,000 ₺
Tur detayı

Kurban Bayramı Özel Uçaklı GAP Turu 3 Gece Otel Konaklamalı

4 Gün 3 Gece

 

Epic Tatil ile medeniyetin doğduğu toprakları, tarihin sıfır noktasını ve peygamberler şehrini keşfetmeye hazır mısınız? İstanbul’dan uçak konforuyla başlayan bu dev seyahatte, Adana’nın tarihi köprülerinden geçip Mezopotamya’nın gizemli başkenti Mardin’in dar sokaklarında kaybolacağız. Epic Tatil uzmanlığıyla hazırlanan bu rotada; Göbeklitepe’de insanlık tarihinin yeniden yazılışına tanıklık edecek, Nemrut Dağı’nda güneşin dev tanrı heykelleri eşliğinde doğuşunu izleyecek ve Şanlıurfa’da sıra gecelerinin coşkusuna ortak olacaksınız. SEO uyumlu ve her anı titizlikle planlanmış bu turda, Halfeti’nin sular altında kalan batık minaresinden Zeugma’nın dünya çapındaki mozaiklerine kadar geniş bir kültür yelpazesi sunuyoruz. Epic Tatil farkıyla, hem damaklarda iz bırakacak Gaziantep mutfağını deneyimleyecek hem de Fırat ve Dicle nehirlerinin bereketli hikayelerini profesyonel rehberlerimizden dinleyeceksiniz. Konforlu otellerde konaklama ve lüks transfer araçlarıyla kendinizi özel hissedeceğiniz bu epik kaçamak için Epic Tatil güvencesiyle Mezopotamya’nın büyülü kapılarını aralayın.


Turun Öne Çıkan Özellikleri


Epic Tatil farkıyla Mezopotamya’nın kalbine gerçekleştireceğimiz bu dev GAP turu, Adana’nın tarihi Taş Köprü’sünden başlayıp Gaziantep’in lezzet dolu sokaklarına uzanan, her anı tarih ve mitolojiyle örülmüş bütünleşik bir serüvendir. Yolculuğumuzun ilk durağında, mimari dehası sayılarla şifrelenmiş Sabancı Merkez Camii’nin ihtişamını soluyup ardından Fırat’ın serin suları üzerinde, sular altında kalmış hüzünlü bir masal olan Halfeti’yi özel teknemizle keşfediyoruz. Rumkale’nin sarp kayalıklarını ve suyun içinden yükselen o meşhur batık minareyi görerek peygamberler şehri Şanlıurfa’ya ulaşıyoruz.

 

Hz. İbrahim’in ateşe atıldığı ve mucizenin gerçekleştiği Balıklı Göl ile Aynzeliha Gölü’nün kutsal atmosferinde manevi bir huzur bulurken, akşamında bölge kültürünün ruhu olan sıra gecelerinin acı kahvesi ve yanık türküleriyle Mezopotamya gecelerine merhaba diyoruz. Dünyanın ilk üniversitesine ev sahipliği yapan konik kubbeli Harran evlerinden, insanlık tarihinin sıfır noktası kabul edilen ve National Geographic tarafından "Dinin Doğduğu Yer" olarak kapak yapılan 12 bin yıllık Göbeklitepe’ye uzanarak uygarlığın köklerine dokunuyoruz.

 

"Gecesi gerdanlık, gündüzü seyranlık" Mardin’in dar sokaklarında, Kasımiye Medresesi’nin hayat suyundan Abbaraların serinliğine, Ulu Cami’nin dilimli minaresinden eski PTT binasının taş işçiliğine kadar her adımda Artuklu mirasını hissediyoruz. Mezopotamya’nın Efesi olarak bilinen Dara Antik Kenti’nin devasa sarnıçlarını gezip, Midyat’ın gümüş telkari işçiliğini ve meşhur konukevlerini gördükten sonra, sular altındaki Hasankeyf’in hüznüne ortak olup Diyarbakır’ın 9 bin yıllık surlarına, On Gözlü Köprü’süne ve İslam aleminin 5. Harem-i Şerif’i sayılan Ulu Camii’ne selam duruyoruz.

 

Turumuzun zirve noktasında, 2150 metre rakımlı Nemrut Dağı’nda dev tanrı heykelleri arasında güneşin doğuşuna şahitlik edip, Kommagene Krallığı’nın mirası Cendere Köprüsü ve Karakuş Tümülüsü’nü ziyaret ederek Gaziantep’e geçiyoruz. Dünyanın en büyük mozaik müzelerinden Zeugma’da Çingene Kızı’nın gizemli bakışlarıyla tanışıp, Bakırcılar Çarşısı’nın çekiç sesleri arasında tarihi Tahmis Kahvesi’nde menengiç kahvemizi yudumlayarak bu epik yolculuğu tamamlıyoruz.


1. Gün: İstanbul,Adana


Buluşma Yeri ve Saati

Gidiş

İstanbul Sabiha Gökçen (SAW) ➔ Adana Havalimanı (ADA)

Uçuş Saati: 06:20 – 07:55

Dönüş

Gaziantep Havalimanı (GZT) veya Adana Havalimanı (ADA) ➔ İstanbul Sabiha Gökçen (SAW)

Uçuş Saati: 21:30 – 23:10


Siz değerli misafirlerimizle Sabiha Gökçen Havalimanı’nda buluşarak, EPIC TATİL ayrıcalığıyla tarihin sıfır noktasına, Mezopotamya’nın kalbine doğru konforlu bir yolculuğa çıkıyoruz. Uzun yol yorgunluğunu bulutların üzerinde bırakıyor, uçak konforuyla başlayacak bu masal gibi GAP Turu için heyecanla kanat açıyoruz.


2. Gün: Peygamberler İzinden Tarihin Sıfır Noktasına


Epic Tatil ayrıcalığıyla sabahın ilk ışıklarında Pegasus Hava Yolları’nın 06:20 uçağıyla İstanbul Sabiha Gökçen’den havalanıyor ve saat 07:55 sularında Adana Havalimanı’na iniş yapıyoruz. Bizi bekleyen lüks aracımıza geçerek güne Adana’da yöresel bir kahvaltı molasıyla (Ekstra) başlıyoruz. Enerjimizi topladıktan sonra Seyhan Nehri üzerinde yükselen, Roma döneminden kalma ve dünyanın hala kullanılan en eski köprülerinden biri olan Tarihi Taş Köprü’yü panoramik olarak görüyoruz. Ardından, mimarisindeki her detayın dini sembollerle (32 farz, 99 esma, 40 rekat namaz) şifrelendiği bölgenin en görkemli yapısı Sabancı Merkez Camii’ni rehberimizin anlatımları eşliğinde ziyaret ediyoruz.


Adana’nın ardından rotamızı Fırat Nehri’nin suları altında kalarak hüzünlü bir güzelliğe bürünen Halfeti’ye çeviriyoruz. Burada dileyen misafirlerimizle teknemize binerek (Ekstra) baraj gölü üzerinde unutulmaz bir tura çıkıyoruz. Gezimiz sırasında büyük bir kısmı sular altında kalmış olan Rumkale, gizemli Kral Kızı Mağarası ve Fırat’ın suları arasından sadece minaresi yükselen Savaşan Köyü’nü görerek tarihin akışına tanıklık ediyoruz. Bu masalsı tekne yolculuğunun ardından kısa bir mola verip, peygamberler şehri Şanlıurfa’ya doğru hareket ediyoruz.

Şanlıurfa’da ilk durağımız, Hz. İbrahim Peygamber’in ateşe atıldığı yer olarak bilinen ve kutsal balıklarıyla ünlü Balıklı Göl (Halil-ür Rahman) oluyor. Hemen yanı başındaki, Nemrut’un kızı Zeliha’nın gözyaşlarından oluştuğu rivayet edilen Aynzeliha Gölü’nü görüp rehberimizden mitolojik hikayelerini dinledikten sonra fotoğraf molası veriyoruz. Akşam saatlerinde otelimize yerleşiyoruz. Dileyen misafirlerimizle Urfa kültürünün vazgeçilmezi olan, çiğ köfte ve yöresel müziklerin harmanlandığı yemekli Sıra Gecesi (Ekstra) programına katılarak Mezopotamya’nın ritmine dahil oluyoruz.


Turun ikinci gününde, otelimizde aldığımız kahvaltının ardından rotamızı "Yolların Kesiştiği Yer" anlamına gelen Harran’a kırıyoruz. Dünyada sadece üç bölgede bulunan kendine has Konik Kubbeli Evleri ile koruma altına alınmış bu kadim yerleşimde; ilk İslam üniversitesi kalıntılarını (Ulu Cami), Harran Höyüğü’nü ve kaleyi ziyaret ediyoruz. Geleneksel bir Harran evine misafir olup yöresel kıyafetlerle fotoğraflar çekildikten sonra, insanlık tarihini kökten değiştiren ve National Geographic tarafından "Dinin Doğduğu Yer" olarak nitelenen 12 bin yıllık Göbeklitepe’ye ulaşıyoruz. Tarihin sıfır noktasındaki bu gizemli keşfin ardından Şanlıurfa gezimizi tamamlayıp taşın dile geldiği şehir Mardin’e doğru yola çıkıyoruz.


Mardin’e vardığımızda bizi ilk olarak Artuklu döneminin mimari şaheseri Kasımiye Medresesi karşılıyor. Medresedeki hayat döngüsünü simgeleyen havuz başında rehberimizden bilgiler alıp muazzam Mezopotamya manzarasını fotoğrafladıktan sonra Eski Mardin sokaklarına giriş yapıyoruz. Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayan yürüyüşümüzde; Şeyh Çabuk Camii, Latifiye Camii ve meşhur Bakırcılar Çarşısı’nı görüyoruz. Mardin’in sembolü olan dilimli minaresiyle Ulu Cami’yi gezip, dar sokakları birbirine bağlayan tünel geçitlerin (Abbaralar) altından geçerek kendimizi bir orta çağ masalında hissediyoruz. Bir dönem PTT binası olarak kullanılan tarihi Şahtana Konağı’nı da görüp, yorgunluk çaylarımızı Mezopotamya ovasına karşı içtikten sonra konaklamak üzere otelimize geçiyoruz.


Sabah Kahvaltısı: Konaklama otelimizde açık büfe olarak sunulur.(Dahil)

Kahvaltı: Otelde alınacaktır. Tur ücretine dahildir.

Öğle Yemeği: Mardin’de alınacaktır. (Ekstra)

Akşam Yemeği: Otelde alınacaktır. Tur ücretine dahildir.

Konaklama Oteli: Mardin veya Midyat Otelleri

 

3. Gün: Mezopotamya’nın Efesi Dara, Midyat’ın Gümüşü ve Diyarbakır Surları


Epic Tatil ile Mezopotamya’nın kalbindeki üçüncü günümüze, otelimizde alacağımız yöresel kahvaltının ardından "Doğu’nun Efesi" olarak adlandırılan Dara Antik Kenti ile başlıyoruz. Mardin’in 30 km güneydoğusunda, adeta bir açık hava müzesini andıran bu kadim yerleşimde; kayaların içine oyulmuş devasa su sarnıçlarını, nekropol alanındaki büyüleyici kaya mezarlarını ve antik kentin savunma hendeklerini rehberimizin mitolojik anlatımları eşliğinde geziyoruz. Roma İmparatorluğu’nun sınır karakolu olan bu askeri garnizon şehrinde, su mühendisliğinin binlerce yıl önceki dehasına tanıklık ederken kendimizi bir zaman tünelinde hissedeceğiz.

Dara’nın mistik atmosferinden ayrılarak, dinlerin ve dillerin kardeşçe yaşadığı, taş işçiliğinin zirve noktası olan Midyat’a doğru yol alıyoruz. Burada ilk durağımız; Sıla, Hercai ve Ah Bir Bulut Olsam gibi pek çok unutulmaz diziye ev sahipliği yapmış olan meşhur Midyat Konukevi (Zekiye Midyat Konak) oluyor. Konağın terasından Midyat’ın kendine has mimarisini kuşbakışı izleyip en "epic" fotoğraf karelerimizi yakaladıktan sonra, Süryani ustaların binlerce yıldır kuşaktan kuşağa aktardığı Telkari sanatının inceliklerini görmek üzere gümüş atölyelerine konuk oluyoruz. İncecik gümüş tellerin bir sanat eserine dönüşme serüvenini izleyip alışverişlerimizi tamamladıktan sonra, tarihi Midyat sokaklarında serbest zaman vererek yerel kültürü soluyoruz.

Öğle saatlerinde rotamızı, 12 bin yıllık geçmişiyle insanlık tarihinin en eski yerleşimlerinden biri olan, ancak Ilısu Barajı ile sular altında kalan hüzünlü güzellik Hasankeyf’ye çeviriyoruz. Yeni yerleşim yerine taşınan devasa eserleri ve baraj sularının ortasında bir anıt gibi yükselen Hasankeyf Kalesi ile El Rızık Camii’nin minaresini panoramik olarak görüyoruz. Mezopotamya’nın bu kadim başkentinin hikâyesini dinlerken hüzün ve hayranlığı aynı anda yaşayacak, ardından Türkiye’nin ilk petrol kuyularının bulunduğu Batman üzerinden geçerek bölgenin en köklü kenti Diyarbakır’a ulaşacağız.

Diyarbakır’a giriş yaptığımızda bizi ilk olarak Dicle Nehri’nin bereketli suları üzerine kurulu On Gözlü Köprü ve UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki Hevsel Bahçeleri karşılıyor. Şehri çevreleyen devasa surların en eskisi olan Keçi Burcu ve Mardin Kapı’yı panoramik olarak gördükten sonra aracımızdan inerek yürüyüşümüze başlıyoruz. Anadolu’nun en eski camisi ve İslam âleminin 5. Harem-i Şerif’i kabul edilen muazzam Diyarbakır Ulu Camii’ni ziyaret ediyoruz. Ardından, dünyada benzeri olmayan ve dört sütun üzerine inşa edilen Dört Ayaklı Minare’yi (Şeyh Mutahhar Camii) görerek Diyarbakır’ın dar sokaklarındaki turumuzu tamamlıyoruz. Günün sonunda, "Doğu’nun Boğaz Köprüsü" olarak bilinen Nissibi Köprüsü üzerinden geçerek konaklamak üzere Adıyaman’daki otelimize yerleşiyoruz..


Kahvaltı: Otelde alınacaktır. Tur ücretine dahildir.

Öğle Yemeği: Batman’da alınacaktır. (Ekstra)

Akşam Yemeği: Otelde alınacaktır. Tur ücretine dahildir.

Konaklama Oteli: Adıyaman

 

4. Gün: Boztepe’den Panoramik Veda ve Dönüş


Epic Tatil ile turun son gününde, henüz yıldızlar gökyüzünden çekilmeden gecenin en sessiz saatinde uyanarak ömrünüz boyunca unutamayacağınız bir deneyime, Nemrut Dağı Gündoğumu programına (Ekstra) başlıyoruz. Otelimizden bindiğimiz özel minibüslerle, Doğu Toroslar’ın 2150 metre yüksekliğindeki zirvesine, Kommagene Kralı I. Antiochos’un ebedi istirahatgahına doğru tırmanışa geçiyoruz. Zirveye ulaştığımızda, devasa Tanrı heykelleri (Zeus, Apollon, Herakles) arasında güneşin uçsuz bucaksız Mezopotamya ovası üzerinden doğuşuna şahitlik ediyoruz. Işığın taş heykeller üzerinde yarattığı o mistik kızıllığı izlerken, rehberimizden Antiochos’un vasiyetini ve bu devasa tümülüsün 2000 yıllık sırlarını dinliyoruz.

Gündoğumunun ardından dağın eteklerine inerek Kommagene medeniyetinin diğer önemli duraklarını keşfetmeye devam ediyoruz. İlk olarak, 18 asır önce Roma İmparatoru Septimius Severus tarafından yaptırılan ve dünyada hala kullanılan en eski köprülerden biri olan devasa Cendere Köprüsü’ne ulaşıyoruz. Ardından, Kral Mithridates ve ailesinin anıt mezarlarının bulunduğu, girişindeki sütun üzerindeki kartal heykeliyle ünlü Karakuş Tümülüsü’nde fotoğraf molası veriyoruz. Bu tarihi durakların ardından otelimize dönerek hak edilmiş bir kahvaltı yapıyor ve rotamızı "Dünya Gastronomi Şehri" Gaziantep’e çeviriyoruz.

Gaziantep’e varışımızla birlikte ilk durağımız, dünyanın en büyük mozaik müzelerinden biri olan Zeugma Mozaik Müzesi oluyor. Birecik Barajı suları altında kalmaktan kurtarılan, Roma generallerinin villalarını süsleyen paha biçilemez mozaikleri incelerken; o meşhur, hüzünlü ve gizemli bakışlarıyla tüm dünyayı büyüleyen "Çingene Kızı" mozaiği ile göz göze geliyoruz. Rehberimizden mozaiklerin Yunan mitolojisinden aldığı ilham dolu hikayelerini dinledikten sonra, şehrin merkezine geçerek bir tepe üzerine kurulu heybetli Gaziantep Kalesi’ni panoramik olarak görüyoruz.

Turun finalini ise Gaziantep’in ruhunu yansıtan o meşhur tarihi çarşılarda yapıyoruz. Sedefçiler, Baharatçılar ve Bakırcılar Çarşısı’nın çekiç sesleri arasında kaybolurken; çarşı girişinde bulunan Hz. Yuşa Peygamber ve Pirsefa Hazretleri Türbeleri’ni ziyaret ediyoruz. Ardından, 1635 yılından beri hizmet veren, tavanı ve mistik kokusuyla büyüleyen tarihi Tahmis Kahvesi’nde meşhur Menengiç kahvemizi yudumlayarak yorgunluk atıyoruz. Almacı Pazarı’ndan Antep fıstığı, baklava ve yöresel baharat alışverişlerimizi tamamladıktan sonra, saat 21:30 uçağımıza yetişmek üzere havalimanına transfer oluyor ve bir başka Epic Tatil macerasında buluşmak üzere vedalaşıyoruz.


Kahvaltı: Otelde alınacaktır. Tur ücretine dahildir.

Öğle Yemeği: Halfeti’de alınacaktır. (Ekstra)

Akşam Yemeği: Gaziantep veya Adana’da alınacaktır. (Ekstra)

Dahil olanlar

 • Gidiş-Dönüş Uçak Biletleri

 • Otellerde 3 Gece Konaklama

 • 3 Sabah Kahvaltısı (2, 3 ve 4. Günler)

 • 2 Akşam Yemeği (Mardin ve Adıyaman Otelleri)

 • Lüks Araçlarla Tüm Transferler ve Şehir Turları

 • Profesyonel Rehberlik Hizmetleri

Dahil olmayanlar

 •Tüm Öğle Yemekleri ve Şanlıurfa Akşam Yemeği

 •Müze ve Ören Yeri Giriş Ücretleri

 •Nemrut Dağı Gündoğumu Transferi (Minibüs)

 •Halfeti Tekne Turu

 •Şanlıurfa Sıra Gecesi Programı

Bilinmesi Gerekenler

Mezopotamya’nın kadim topraklarına yapacağınız bu yolculukta konforunuzu en üst seviyede tutmak için hazırlıklarınıza öncelikle ayakkabı seçiminden başlamalısınız; Mardin’in dik ve dar taş sokaklarında, Göbeklitepe’nin tarihi patikalarında ve Nemrut Dağı’nın zirvesine giden yollarda güvenle yürüyebilmeniz için mutlaka kaymayan tabanlı, bileği kavrayan rahat bir spor ayakkabı veya yürüyüş botu tercih etmelisiniz. Bölgenin iklim yapısı "dört mevsimi bir günde yaşatacak" kadar değişkendir; gündüz Mezopotamya güneşinin yakıcı sıcağına karşı yüksek faktörlü güneş kremi, şapka ve gözlüğünüzü yanınızdan eksik etmemeli, ancak Nemrut Dağı’nda güneşin doğuşunu beklerken yaşayacağınız dondurucu soğuğa karşı mutlaka kalın bir polar, rüzgarlık veya kat kat giyinebileceğiniz termal kıyafetleri çantanızın en üstüne yerleştirmelisiniz.

Teknolojik hazırlık bu turun en kritik noktalarından biridir; zira Nemrut’un dev tanrı heykellerinden Halfeti’nin batık minaresine kadar her anı ölümsüzleştirmek isteyeceğiniz için yedek hafıza kartlarınızın ve gün boyu priz aratmayacak güçlü bir taşınabilir şarj cihazınızın (powerbank) yanınızda olduğundan emin olmalısınız. Müze ve ören yeri girişlerinde vakit kaybetmemek adına geçerli bir Müze Kart edinmeniz tur akışını hızlandırırken, yerel çarşılarda ve butik el sanatları atölyelerinde yapacağınız alışverişlerde kredi kartı her zaman geçerli olmayabileceği için yanınızda bir miktar nakit Türk Lirası bulundurmanız faydalı olacaktır. Son olarak, Nemrut Dağı çıkışının minibüslerle yapıldığını ve bu ulaşımın ekstra bir maliyet olduğunu, müze girişleri ve bazı özel etkinliklerin tur ücreti dışında kaldığını hatırlatır; sürekli kullandığınız ilaçlarınız ile kişisel bakım ürünlerinizi eksiksiz alarak bu eşsiz Epic Tatil deneyimine tam donanımlı başlamanızı öneririz.

Ne Getirmeli?

Epic Tatil ile Mezopotamya’nın kadim topraklarına yapacağınız bu yolculukta konforunuzu en üst seviyede tutmak için hazırlıklarınıza öncelikle ayakkabı seçiminden başlamalısınız; Mardin’in dik ve dar taş sokaklarında, Göbeklitepe’nin tarihi patikalarında ve Nemrut Dağı’nın zirvesine giden yollarda güvenle yürüyebilmeniz için mutlaka kaymayan tabanlı, bileği kavrayan rahat bir spor ayakkabı veya yürüyüş botu tercih etmelisiniz. Bölgenin iklim yapısı dört mevsimi bir günde yaşatacak kadar değişkendir; gündüz Mezopotamya güneşinin yakıcı sıcağına karşı yüksek faktörlü güneş kremi, şapka ve gözlüğünüzü yanınızdan eksik etmemeli, ancak Nemrut Dağı’nda güneşin doğuşunu beklerken yaşayacağınız dondurucu soğuğa karşı mutlaka kalın bir polar, rüzgarlık veya kat kat giyinebileceğiniz termal kıyafetleri çantanızın en üstüne yerleştirmelisiniz.

Teknolojik hazırlık bu turun en kritik noktalarından biridir; zira Nemrut’un dev tanrı heykellerinden Halfeti’nin batık minaresine kadar her anı ölümsüzleştirmek isteyeceğiniz için yedek hafıza kartlarınızın ve gün boyu priz aratmayacak güçlü bir taşınabilir şarj cihazınızın (powerbank) yanınızda olduğundan emin olmalısınız. Müze ve ören yeri girişlerinde vakit kaybetmemek adına geçerli bir Müze Kart edinmeniz tur akışını hızlandırırken, yerel çarşılarda ve butik el sanatları atölyelerinde yapacağınız alışverişlerde kredi kartı her zaman geçerli olmayabileceği için yanınızda bir miktar nakit Türk Lirası bulundurmanız faydalı olacaktır. Son olarak, sürekli kullandığınız ilaçlarınız ile kişisel bakım ürünlerinizi eksiksiz alarak, bu eşsiz deneyime tam donanımlı başlamanızı ve Nemrut Dağı çıkışı gibi ekstra etkinlik bedelleri için hazırlıklı olmanızı öneririz.