Aydın Arkeoloji Müzesi, Nysa Antik Kenti, Yörük Ali Efe Müzesi, Afrodisias Antik Kenti ve Müzesi, Hierapolis Antik Kenti, Pamukkale Travertenleri, Kleopatra Antik Havuzu, Laodikeia Antik Kenti, Denizli Tekstil Mağazaları
1.Gün: İstanbul, Gebze ve Bursa'dan Hareket
Buluşma Yerleri ve Hareket Saatleri
22:15 Beylikdüzü Migros Önü (Shell Benzinlik ve Havaist Durakları Önü)
22:30 Avcılar Metrobüs Durağı (Ankara Yönü)
22:45 Sefaköy Metrobüs Durağı (Ankara Yönü)
23:00 İncirli Metrobüs Durağı (Nevada Coffee ve İncirli Büfe Önü)
23:30 Mecidiyeköy Meydan (Nevada Coffee ve İETT Durakları Önü)
00:00 Kadıköy Evlendirme Dairesi Otoparkı Önü
00:10 Bostancı Köprüsü Otobüs Durağı (Ankara Yönü)
00:20 Kartal Köprüsü Otobüs Durağı (Ankara Yönü)
00:30 Pendik Köprüsü Otobüs Durağı (Ankara Yönü)
00:45 Çayırova McDonald’s Önü
01:00 Gebze Center AVM (Benzinlik Önü)
02:15 Bursa Otogar (Shell Benzinlik Önü)
02:25 Bursa Almira Otel Önü
02:35 Acemler Metro Çıkışı (İzmir Yönü)
02:45 Görükle Trio Yaşam Merkezi Önü
Belirtilen saatlerde ve hareket noktalarında buluşmamızın ardından Epic Tatil olarak, Batı Anadolu’nun binlerce yıllık tarihini, kültürel mirasını, doğal güzelliklerini ve farklı medeniyetlerden günümüze ulaşan izlerini keşfetmek amacıyla hazırladığımız Afrodisias, Nysa ve Pamukkale Turu için hareket ediyoruz.
2.Gün: Aydın Arkeoloji Müzesi, Nysa Antik Kenti, Yörük Ali Efe Müzesi, Afrodisias, Denizli
Sabah saatlerinde Aydın’a ulaşmamızın ardından güne kahvaltımızı alarak başlıyoruz. Büyük Menderes Havzası’nın verimli toprakları üzerinde kurulan Aydın, Antik Çağ’dan günümüze kadar farklı medeniyetlerin yaşam sürdüğü, ticaret yollarının kesiştiği ve tarımsal üretimin geliştiği önemli bir coğrafya olarak öne çıkmaktadır. Kahvaltımızın ardından bölgenin tarihî geçmişini daha yakından tanıyabilmek amacıyla Aydın Arkeoloji Müzesi’ni ziyaret ediyoruz. Aydın ve çevresindeki antik yerleşimlerden çıkarılan arkeolojik eserlerin yanı sıra bölgenin kültürel geçmişini yansıtan etnografik eserlerin de bulunduğu müzede, Büyük Menderes Havzası’nın tarih öncesi dönemlerden başlayarak Helenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine kadar uzanan geçmişi hakkında bilgiler ediniyoruz. Müze ziyaretimizin ardından Sultanhisar ilçesi sınırlarında bulunan Nysa Antik Kenti’ne hareket ediyoruz. Büyük Menderes Havzası'nın önemli kentlerinden biri olan Nysa, özellikle Helenistik ve Roma dönemlerinde gelişmiş, eğitim, kültür, sanat ve şehir yaşamı açısından önemli bir merkez haline gelmiştir. Kentin doğal arazi yapısına uyum sağlayan mimarisi, antik tiyatrosu, stadyumu, sütunlu yolları ve diğer kamusal yapıları, dönemin şehircilik anlayışının gelişmişliğini ortaya koymaktadır. Nysa’yı rehberimizin anlatımları eşliğinde gezerken yalnızca günümüze ulaşan yapı kalıntılarını değil, bu yapıların Antik Çağ’da nasıl kullanıldığını, kentteki sosyal yaşamın nasıl şekillendiğini ve Nysa’nın bölgedeki diğer kentlerle olan kültürel ve ekonomik ilişkilerini de öğreniyoruz. Antik kent gezimizin ardından öğle yemeğimizi almak üzere Yenipazar ilçesine geçiyoruz. Büyük Menderes Havzası’nın geleneksel yerleşimlerinden biri olan Yenipazar, doğal güzelliklerinin yanı sıra yöresel mutfak kültürüyle de tanınmakta olup özellikle kendine özgü hazırlanışıyla ün kazanmış Yenipazar pidesi bölgenin gastronomik değerleri arasında yer almaktadır. Öğle yemeğimizin ardından ilçenin yakın tarih açısından önemli kültür duraklarından biri olan Yörük Ali Efe Müzesi'ni ziyaret ediyoruz. Batı Anadolu’da Milli Mücadele yıllarında Kuvâ-yi Milliye hareketinin önemli isimlerinden biri olan Yörük Ali Efe’nin hayatının önemli bir bölümünü geçirdiği ev, günümüzde onun yaşamına ve Milli Mücadele dönemine ilişkin hatıraları yaşatan bir müze olarak korunmaktadır. Rehberimizin anlatımları eşliğinde gerçekleştireceğimiz ziyaret sırasında yalnızca Yörük Ali Efe’nin hayatını değil, Batı Anadolu’da Milli Mücadele yıllarında yaşanan gelişmeleri, efelik geleneğinin bölgedeki toplumsal yapıya etkisini ve Anadolu halkının bağımsızlık mücadelesindeki rolünü de yakından tanıma fırsatı buluyoruz. Bu ziyaretimizin ardından rotamızı Karacasu ilçesine bağlı Geyre bölgesinde bulunan Afrodisias Antik Kenti’ne çeviriyoruz. Adını Antik Çağ’ın aşk ve güzellik tanrıçası Aphrodite’den alan Afrodisias, özellikle Roma döneminde gelişen şehir yapısı, mermer işçiliği ve heykeltıraşlık geleneği ile Anadolu’nun en önemli antik merkezlerinden biri haline gelmiştir. Kentin çevresinde bulunan zengin mermer yatakları, Afrodisias’ta heykel sanatının gelişmesinde büyük rol oynamış ve burada yetişen sanatçıların Roma dünyasının farklı bölgelerinde tanınmasını sağlamıştır. Antik kente ulaştığımızda rehberimiz eşliğinde Afrodisias Müzesi, Afrodit Tapınağı, Tetrapylon, Tiyatro ve Stadyum gibi kentin en önemli bölümlerini keşfediyoruz. Afrodisias’ın geniş caddeleri, anıtsal yapıları, mermer heykelleri ve mimari süslemeleri üzerinden Roma dönemindeki kent yaşamını, sanat anlayışını, dini inançları ve toplumsal yapıyı daha yakından tanıyoruz. Özellikle Afrodisias Müzesi’nde sergilenen heykel ve kabartmalar, kentin antik dünyanın önemli heykeltıraşlık merkezlerinden biri olduğunu açıkça ortaya koyarken, kentin görkemli stadyumu ve tiyatrosu burada yaşayan toplumun sosyal ve kültürel hayatı hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. Afrodisias’ın arkeolojik ve kültürel değeri nedeniyle UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alması, kentin yalnızca Anadolu tarihi açısından değil, dünya kültürel mirası açısından da taşıdığı önemi göstermektedir. Afrodisias gezimizi tamamladıktan sonra Denizli’ye doğru hareket ediyor, gün boyunca Aydın ve çevresinin antik çağlardan yakın tarihe kadar uzanan zengin kültürel geçmişini keşfetmenin ardından otelimize ulaşıyoruz. Odalarımıza yerleşmemizin ardından akşam yemeğimizi otelimizde alıyor ve günün yorgunluğunu dinlenerek geçiriyoruz.
Sabah Kahvaltısı: Belirlenen restoranda serpme kahvaltı (Ekstra)
Öğle Yemeği: Yenipazar’da serbest zaman (Ekstra)
Akşam Yemeği: Otelde açık büfe veya set menü olarak alınacaktır (Fiyata Dahildir)
Konaklama: Denizli Bölge Otelleri
3.Gün: Denizli, Hierapolis, Pamukkale, Travertenler, Ladodikya Antik Kenti, İstanbul'a Dönüş
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından Denizli’nin en önemli doğal ve kültürel miras alanlarından biri olan Pamukkale’ye hareket ediyoruz. Bölgeye ulaştığımızda ilk durağımız, sıcak su kaynaklarının çevresinde gelişmiş önemli antik kentlerden biri olan Hierapolis Antik Kenti olacaktır. Helenistik dönemde kurulan ve Roma İmparatorluğu döneminde büyük bir gelişme gösteren Hierapolis, sahip olduğu termal kaynaklar sayesinde Antik Çağ’ın önemli sağlık ve dinlenme merkezlerinden biri haline gelmiştir. Antik dönemde insanlar buradaki sıcak su kaynaklarından yalnızca günlük yaşamlarında değil, sağlık amacıyla da yararlanmış ve şehir zaman içerisinde önemli bir termal merkez olarak gelişmiştir. Rehberimizin anlatımları eşliğinde gerçekleştireceğimiz Hierapolis gezimiz sırasında kentin geniş Nekropol alanını, Domitian Kapısı’nı, Sütunlu Cadde’yi, Karbondioksit Havuzu’nu, Cehennem Kapısı olarak bilinen alanı ve antik tiyatroyu görüyoruz. Özellikle Nekropol alanı, Antik Çağ toplumlarının ölüm ve ölüm sonrası yaşam anlayışlarını yansıtan mezar yapılarıyla dikkat çekerken, Sütunlu Cadde ve anıtsal giriş yapıları Hierapolis’in Roma dönemindeki şehir planlaması hakkında önemli bilgiler vermektedir. Antik tiyatro ise mimari süslemeleri ve sahne yapısıyla Roma dönemi sanatının bölgedeki önemli örneklerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Hierapolis aynı zamanda Hristiyanlık tarihi açısından da önemli bir merkez olup, kentte erken Hristiyanlık dönemine ilişkin önemli kalıntılar bulunmaktadır. Hierapolis gezimizin ardından rehberimiz eşliğinde Pamukkale Travertenleri'ne doğru ilerliyoruz. Binlerce yıl boyunca termal sulardan taşınan minerallerin birikmesiyle oluşan travertenler, beyaz renkli terasları ve doğal havuzlarıyla dünyanın en dikkat çekici doğal oluşumlarından birini meydana getirmektedir. Sıcak su kaynaklarının oluşturduğu bu eşsiz yapı, Pamukkale’nin hemen yanında bulunan Hierapolis Antik Kenti ile birlikte değerlendirildiğinde doğal ve kültürel mirasın aynı coğrafyada nasıl bütünleştiğinin en güzel örneklerinden birini ortaya koymaktadır. Rehberimizin travertenlerin oluşumu ve bölgenin doğal özellikleri hakkında gerçekleştireceği bilgilendirmenin ardından sizlere bölgeyi kendi temponuzda keşfedebilmeniz, fotoğraf çekebilmeniz ve Pamukkale’nin eşsiz manzarasının tadını çıkarabilmeniz için serbest zaman veriyoruz. Serbest zamanımızın ardından öğle yemeğimizi belirlenen restoranda aldıktan sonra rotamızı Denizli’nin tarihî açıdan önemli merkezlerinden biri olan Laodikeia Antik Kenti’ne çeviriyoruz. Büyük Menderes ve Lykos vadileri arasındaki konumu sayesinde Antik Çağ’da önemli ticaret yollarının üzerinde bulunan Laodikeia, Helenistik dönemde kurulmuş ve Roma döneminde büyük bir ekonomik ve kültürel gelişme göstermiştir. Kent özellikle tekstil üretimi ve ticaretiyle tanınmış, kaliteli yünleri ve dokumalarıyla döneminin önemli ticaret merkezlerinden biri haline gelmiştir. Günümüzde Denizli’nin tekstil sektöründeki güçlü konumu düşünüldüğünde, Laodikeia’nın Antik Çağ’daki tekstil üretimi ile bölgenin günümüzdeki ekonomik kimliği arasında dikkat çekici bir tarihsel bağlantı bulunmaktadır. Laodikeia gezimiz sırasında antik kentin geniş caddelerini, anıtsal yapılarını, tiyatrolarını, stadyumunu ve dini yapılarını rehberimizin anlatımları eşliğinde keşfediyor; kentin Roma dönemindeki ekonomik gücünü, ticari hayatını, sosyal yapısını ve erken Hristiyanlık tarihi açısından taşıdığı önemi öğreniyoruz. Laodikeia aynı zamanda Hristiyanlık tarihinde adı geçen önemli merkezlerden biri olarak kabul edilmekte ve erken Hristiyanlık döneminin Anadolu’daki yayılışını anlamak açısından önemli bir yere sahip bulunmaktadır. Laodikeia gezimizin ardından Denizli’nin günümüzde de önemli ekonomik değerlerinden biri olan tekstil sektörünü yakından tanımak isteyen misafirlerimiz için bölgenin ünlü tekstil fabrikalarından birine uğruyoruz. Dileyen misafirlerimiz burada Denizli’nin tekstil ürünlerini inceleyerek alışveriş yapabilir. Ziyaretimizin ardından belirlenen saatte otobüsümüzde buluşarak İstanbul’a doğru dönüş yolculuğumuza başlıyoruz. Güzergâhımız üzerinde gerekli molalarımızı gerçekleştirerek yolculuğumuzu sürdürüyor, gün boyunca Anadolu’nun doğal, arkeolojik ve kültürel mirasını bir arada keşfetmenin ardından İstanbul’a ulaşıyoruz. Siz değerli misafirlerimizi tur başlangıcında bizleri bekleyen hareket noktalarına bırakarak, Epic Tatil olarak gerçekleştirdiğimiz bir başka kültür ve keşif yolculuğunda yeniden görüşmek dileğiyle vedalaşıyoruz.
Sabah Kahvaltısı: Otelde açık büfe veya set menü olarak alınacaktır (Fiyata Dahil)
Öğle Yemeği: Pamukkale’de belirlenen restoran veya serbest zaman (Ekstra)
Akşam Yemeği: Tesiste serbest zaman (Ekstra)
| Tarih | Seçenek | Tek Kişilik Oda | İki Kişilik Odada Kişi Başı | Üç Kişilik Odada Kişi Başı | 3-6 Yaş | 7-12 Yaş |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 06.11.2026 | 2026 Sezon Özel | 8.999 ₺ | 6.999 ₺ | 6.999 ₺ | 4.999 ₺ | 5.999 ₺ |
Paket Tur Sözleşmesi, Rezervasyon ve Hakların Devri Esasları:
Ulaşım Araçları, Koltuk Yerleşimi ve Sefer Güvenliği Protokolü:
Rehber İnisiyatifi, Güzergâh Değişiklikleri ve Mücbir Sebep Halleri:
Çocuk, Konaklama ve Oda Tahsis Prosedürleri:
İptal, İade, Güvence ve Değişiklik Şartları: